Tüm sorularınız için;"sebyfashion@gmail.com" adresine mail atabilirsiniz.Güzel vakit geçirmeniz dileğiyle:)
seby fashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seby fashion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2017 Perşembe

Hani Bakalım Neredeymiş Seby?

Merhaba sevgili arkadaşlar;
Blogumda şöyle bir gezinti yapayım derken gördüm ki,son senelerde genelde uzun aralıklarla yazılar yazmışım.Aslında blog yazarları bilirler ki,burası başkadır.Benim içinde başka tabiki...
Yani uzakda kalsam gerçekten yazmak istiyorum fakat öyle gelişi güzl yazamıyorsun,uğraşıp bi fayda sağlasın istiyorsun.En önemlisi okuyan ve vakit ayıran kişinin sıkılmamasını istiyorsun:))
Neyse giriş bölümünü daha fazla uzatmadan,bir kaç şeyden bahsedelim mi? Hazır bir seneden fazla yazmamışım:)

Şimdi benim hayatımda neler oluyor?

Allah'a şükürler olsun,rabbimin mucizesine kavuşalı 14 ay oldu.Oğlum hızla büyüyor.O kadar hızla büyüyor ki,resmen gözümü kapatıp açıyorum zaman geçiyormuş gibi geliyor.Yani facebook'da 2 sene önce şurdaydın vs diye anıları gösteriyor ya,bakıyorum 2-3 sene önce aklıma gelmeyecek şeyleri yaşıyorum.Hamdolsun.Rabbim isteyen herkese nasip etsin inşallah.Sabredin ve hayırlısını dileyin rabbim nasip eder inşallah.(örnek;ben:))













Günlük olarak,oğlum beni o kadar oyalıyor ki (inanılmaz bir enerji yüklüler)  gerçekten birçok şeye vakit kalmıyor.Ama benimde huyum birşey üretmeden duramıyorum yahuu.İçimden gelmiyor boş durmak.İnanın Efe beni dikiş yaparken rahat bırakmıyordu.Bende bu yaşıma kadar elime tığ,şiş vs  almamış olmama rağmen örgüye sardım.
İlk önce oğluma bere ördüm.Öyle böyle değil,farklı modellerde 10 tane ördüm sanırım:)Sonra sıkıldım,boyunluk,tulum ördüm,pantolon ördüm vs derken kış bitince yine boşta kalmayalım diye,bu sefer bu ara çok moda olan penye ipten sepetler ördüm,patikler yaptım.En önemli projem penye ipten kilim ördüm:)
Aslında önce bu yuvarlak şekilde örmüştüm ama küçük kaldı diye,söktüm beşgen şekillisini yaptım. 

Bu arada fırsatını bulunca dikiş de yapıyordum.Arada kendime ve oğluma ufak tefek birşeyler yaptım.Tabi uyuduğunda.:) Pratik şeyler flan.
Ördüğüm ve diktiğim tulumlar,pantolon ve hırkalar vs....


Belki diyeceksiniz ki neden?
Eşimde diyor ki;fırsatın varken yat dinlen,niye uğraşıyorsun? Ama yapamıyorum.İş hayatında bulunamasamda üretmeden duramıyorum.Birşeyleri "bunu ben yapıyorum" diye görmek,kullanmak bana iyi geliyor.Vallahi tavsiyede ediyorum.En azından kafanızı oyalıyor.
Gerçekten çocuk bakmak çok yorucu oluyor.İnsanın kendine ait birkaç dakikasını bile hobisine ayırması çok iyi geliyor.

Çocuk olduktan sonra gezemezsin diyenlere inat edercesine,oğlum doğduğundan beri sürekli yaz,kış demedim gezdim.İlk 7 ay çok güzeldi:)Sonra hareketlemeler başlıyor,bide erken yürüyünce yandım allah oluyorsun.Dışarıda çok zor bir durumda kalıyorsun.Ama bunlar bana işlemedi tabii.yine gezdim.Bunun sonucunda oğlum hergün dışarı çıkmak istiyor ama napalım:)

Bunca hengamenin içinde arada sipariş de alıyorum tabii.Ama kısa süreli olanları alamıyorum şu anlık.Çünkü yetiştiremem diye korkarım.En son yine Almanya'ya kloş eteklerimden diktim.bir kaç parça kendime tunik vs yaptım.

Aslında diktiğim yada ördüğüm farklı şeyleri resimliyorum,ama düzgün olmayınca sonra yayınlamaktan vazgeçiyorum.Farklı kolay fikirler var yaptığım,inşallah paylaşmak nasip olur.



Birde bu ara ailemde ve sülalemde hayırlı işler çok yoğunlukta onlara koşturuyoruz vs. zamanı hızla geçiriyoruz işte.Biraz fazla özel bir yazı oldu sanki.Bayağı bir aile sohbeti gibi.Özlemişim...
Bu arada mesajlarınızı ve maillerinizi alıyorum.Çok teşekkür ederim.Hala bile hatırlayıp hatır soranlar var.Blogumdan faydalanan insanlar var.Allah razı olsun.Sizlere faydam olduysa ne mutlu bana.

En son oğlumun doğumgününden resim paylaşarak sonlandırıyorum bu yazıyı...
Yani organizasyon işleriyle de uğraştık ama çok zevkli işler bunlar.Sevene tabii:))



Unutmadan Ramazan-ı Şerif  hepimize hayırlara vesile olsun inşallah.Yorumlarınızı bekliyorum.

Şimdilik hoşçakalın...
Sevgiler
Serap Büyük  Yılmazer

İnstagramdan takip etmek isterseniz;

srpbykylmzr

14 Temmuz 2016 Perşembe

TATİL İÇİN TESETTÜR GİYİM ÖNERİLERİ

MERHABA,

Okulların kapanmasıyla ve bayram tatilinin de uzamasıyla ülkemizin sahil şeridi oldukça yoğunlaştı.Fırsatını bulanlar tüm yılın yorgunluğunu atmak için çoktan tatile çıktı bile.Artık muhafazakar aileler bile kendilerine uygun konseptte hizmet veren otellerde kendi şartlarınca tatil yapabiliyor.Özellikle son yıllarda muhafazakar tatil mekanlarının sayısı çok arttı.Tesettürlü bayanlar bu tarz tatil yerlerinde çok daha rahat vakit geçirip, örfüne adetine geleneklerine uygun şartlarda tatil yapma fırsatını yakalamış oluyor.
Peki bayanlara ayrı havuz veya plaj hizmeti verilen tatil mekanlarına giderken yanımıza neler almalıyız?Gündüz ve akşam saatlerinde ne tarz kıyafetler tercih etmeliyiz?Tesettürlü bayanlar olarak tatilde giyim konusunda dikkat etmemiz gereken noktalar neler?
Bayanlara özel havuzda veya plajda tesettürlü bayanlar için özel hazırlanmış yarı kapalı mayolar daha rahat etmenizi sağlar.(Mutlaka havuz bonesi almalısınız.)
Bayanlara ayrı plajı olsun veya olmasın tesettür mayonuz tatil valizinizde mutlaka olmalıdır.(Bazı otellerde bayanlara ayrı plaj olmasına rağmen, denizde başka tekne gezintileri olabiliyor.Yani uzaktan denizden de gözükmemek garanti olsun derseniz haşema giymelisiniz.)
Plaj terlikleri, suya dayanıklı sandaletler  tatilde çok kullanışlı oluyor.
Büyükçe bir Plaj çantası mutlaka gerekli.
Gündüz havuza veya plaja giderken mayonuzun üstüne,spor tunikler uzun elbiseler ,gömlekler veya haşema giyebilirsiniz.Şıkır şıkır kıyafetlere havuza ve plaja gitmeyin sakın hiç hoş olmuyor..
Pamuklu ince kumaşlı tunikler, altına bol paça pantolonlar, beli lastikli eşofmanlar tam da tatilde giymek için.
         




         

Tatilde hiç şık giyinemeyecek miyiz ?Derseniz.. Şıklık merakınızı akşam yemeğine saklayın derim.Tabiki abartmadan..Tatillerde bir çok defa, akşam yemeğine düğüne gider gibi gelenleri gördüm.Açıkçası çok dikkat çekiyor ve tatil ortamına hiç uyum sağlamıyordu.
       

Unutmadan yaz akşamları serin olur.Yanınıza uzun hırka almayı ihmal etmeyin.Hatta akşamları ince triko hırka takımlar giyerseniz tatilde şık ve rahat bir akşam geçirirsiniz.


 Kombiniyakala.com’da  satılan Hld trikonun uzun hırkaları triko tunikleri tam da serin yaz akşamları için..Bunlara da bir göz atın derim.
         



İnspiration Tunik Somon






Kombiniyakala.com  50 tl üzerine ücretsiz kargo ile evinizin rahatlığından alışveriş yapma kolaylığını sağlayan kredi kartına taksit imkanı ve kapıda ödeme avantajı olan çok çeşitli ürün portföyü olan bir tesettür giyim sitesi. Sitede şu an Armine ürünleri %70 indirimle  satılıyor. Kombiniyakala.com ‘da Kayra, Modesty, Burcum By B.c.c , Akel, Armine ,D’TES, Puane, Dide, Elit Life, Inspiration, Fc Fantasy gibi bir çok hazır giyim markasının yanı sıra  gibi ünlü tasarımcıların ürünlerini indirimli fiyatlara bulabilirsiniz.Şu zamanda vakit o kadar değerli ki...İnternetten alışveriş kurtarıcımız resmen.

Tatilde vakit havuz plaj, çay bahçesinde muhabbet, çimlerde uzanmak,kitap okumak ve odada dinlenmek,yemeğe gitmek arasında çabucak geçer.Fırsatı kaçırmayın bol bol enerji depolayın.Çocuklar varsa tüm bu dediklerimi unutun:) Küçük çocukları olan bir aile için tatil onlara hizmet etmekle geçer:) 
          Serap Büyük Yılmazer

26 Ocak 2016 Salı

Geri sayım artık başladı…Son 53 gün…(Elbetteki Rize)


    Geri sayım artık başladı…Son 53 gün…(Elbetteki Rize)



Çoook uzun süre sonra, Merhaba Arkadaşlar;

Elbette bu kadar uzun süre bloguma bir türlü yazı yazma fırsatımın olmamasının bir sebebi var...
Siz deyin 53 gün kalmış,ben diyeyim 53 gün daha varLTabii artık  “Allah kurtarsın!”,”Hayırlısıyla bir avazda inşallah!” gibi temenni cümleleri  havalarda uçuşuyorken bende yavaş yavaş bekleme moduna girdim.Yaklaşık 1.5 sene önce bir işe girmiştim.Gelecek planları,iş ,güç,gezmeler,tatil planları vs… yaparken birden bir mucize gerçekleşti.

Ne diyor bu kız yaw! diyenler anladı tabii ama,hayırlısıyla rabbim nasip ederse bir mucize bekliyorum.Belki yazılarımda konusu geçmiştir(hatırlamıyorum),ben 9 senelik evliyim.O yüzden bu bebek biraz daha kıymetli bir bebek.Her iki yönüde gördüğüm için,(yokluğu ve varlığı)yaşadığım bir çok tecrübeyi uzun uzun anlatmayacağım.Ama  tavsiyem ,bazı şeyleri zorlamayın ve oluruna bırakın.Elbetteki imkanları deneyin.Ben yapım gereği,(eşimde) bu konuya çok takılmayan,herşeyin yüce mevladan olduğunu bilen kişileriz.Dışardan gelen seslere kulağınızı tıkayın ve  gerçekten duanızı edip,rabbinizin sizin için hayırlı olan sonucuna razı olun…Bu konuda sakın isyan etmeyin arkadaşlar. Çünkü herkesin yapısı,hassasiyeti çok farklı.Zamanı geldiğinde,duanız kabul olur inşallah!En önemliside bu söze kalpten inanın!


Kûn Fe Yekûn (Ol Der ve Olur)


Bu sözün üzerine ne denilebilir ki…İman,tevekkül ve sabır.Belki,şimdi sana nasip oldu konuşuyorsun diyebilirsiniz,ama olay öyle değil.Elbetteki çok çok şükrediyorum.Ama hayat bu ne olacağını,başımıza ne geleceğini bilemeyiz.Zaten herkes biliyor.Her hayırda bir şer,her şerde bir hayır vardır.
Neyse,bu tarz konuşmalar yaşamayan bilemez modunda okunduğu için sevmiyorumJ Kaderimde anne olmak varsa yaşayacağım inşallah. Kısacası hayırlısıyla doğmasını diliyorum.İsteyen herkese  de rabbim hayırlısıyla nasip etsin inşallah.

Birçok kişi şu an öğreniyor bunu,ama affedin gerçekten bilerek yapmadım.Birden oldu ve ben hamileyim diye haber vermek saçma geldi.O yüzden de bana en uygun zamanda 53 gün kala açıklamak istedimJ

Unutmadan, dualarında beni eksik etmeyen kişilerdende ALLAH RAZI OLSUN!Kimin duası tutar yada tutmuştur  belli olmaz.

Ayrıca,gelen mail ve mesajlara dönüş yapamadığım için toplu bir yanıt vermek istedim.Psikolojik bir şey sakın yanlış anlaşılmasın arkadaşlar.Allah razı olsun,bir çok sipariş isteyen oluyor ama hem çalışıp,hep bu halde yapmam zordu.Bir süre daha böyle devam edicek malumJ Zaten dikmeye başladığımda,mutlaka sizlere haber veririm.

Ayrıca  facebook sayfam ,haricinde instagram (srpbykylmzr) hesabımdan da takip edebilirsiniz.Birde snapchat hesabımı soranlar var.Evet kullanıyorum ama sadece yakınlarım ekli.Anlarsınız yaJ

Kısacası sizlerle konuşmayı,yorumlarınızı,bazen önerilerinizi özlemişim.Her zaman yardımcı olmaya çalışıcam ama bazen cevap verecek halim olmuyor.Bunun için sizden çok özürdilerim.ü

Ve dualarınızı eksik etmezseniz sevinirim.
Allaha Emanet Olun!
                                                                   
                                                                               Kalın Sağlıcakla!
                                                                           Serap Büyük Yılmazer






5 Mayıs 2015 Salı

Sarı Brokar Elbise.. (Vintage Esintisi)

Merhaba...
 
 

Sanırım geçen sene Ekim ayında dikip gönderdiğim  elbisenin fotoları nihayet elime ulaştı:) Arada mesafeler çok olduğu için değil tabiki, bu elbiseyi giyen tatlı kızımız Behiye'nin ince düşüncesinden.Kendisi; maşallah hem tatlı,hem tarz hemde fotoğraf çekilmeyi çok iyi biliyor:)Eee birde adını çok defa duyduğunuz Sebahat'in (Almanya'ya dikilen elbiseler ) kardeşi.Yani bu elbisede Almanya'nın kasvetli havasına renk kattı diyebiliriz.
 

                                     

  Elbise sonbaharda dikildiği için,brokar kumaştandı.Görüldüğü gibi çok tatlı bir renk ve desene sahip.Kumaşın türünü çok çok beğendim.Dikimi,ütüsü kolay bir sonbahar-kış kumaşıydı.Ama şu an yaşadığımız ilkbaharda da rahatlıkla giyilir:)




                                                              
 


Model olarak,üst bedeni kulplu ve boğazı saran bir yaka ile, alt etek kısmı kloş,sık pilili şekilde dikildi. Özellikle etek kısmının bu kadar yoğun durmasının sebebi,bol pilili olmasının yanı sıra,düz kesim yerine kloş kesim kullanmamdır.Ayrıca astarın etek kısmında biraz tül uygulayıp (tütü gibi) hafif kabarmasını sağlamış oldum.
                                                              
Veee...Sonuç bu şekilde oldu. Sabit bir kalıbım yok.Bir sürü kalıptan birleştirip dikiyorum genelde.Ama kloş etek kısmı için kalıp kullanmadım.Artık el yordamıyla yapıyorum:) Pilileri uğraştırıyor açıkçası.Birde kloş olunca daha zor olabiliyor.Dikerseniz bunu dikkate alırsınız.  
                              
 
     
Kalın Sağlıcakla
Serap Büyük Yılmazer

 
 

17 Nisan 2015 Cuma

Seby's Garage Sale...

Merhaba Arkadaşlar;
Bu kış çook uzun sürmüş olsa da,sonunda bahar yüzünü gösterdi.İçimde güneşin sıcaklığı çoktan yerini aldı.Eee buda yeni projeler demek tabii:)Kışın uykuya geçen fikirler ve bedenimiz yaza doğru hep atağa kalkıyor.Sanırım bu yüzden ki genelde bütün planlar yaz için yapılıyor:)Neyse ki ,düğün mevsimi de geldi.Bu durumda bende yeni modellere geçebilirim demektir.
Malum ben,özel dikim yapıyorum.Yani elimde hazır bir abiye,yada başka ürünlerden olmuyor.Öncelikle kişinin isteklerini dinliyor,kumaşı seçiyor,modeli kendi zevkimle birleştirip belirliyorum.O yüzden sizlerle paylaştığım bir çok modelimde yeniden aynı kumaşı bulma sıkıntısı oluyor .Açıkcası gönlümden geçen aynısını dikmemek,başka kumaşlarla denemek,fakat sizlerde haklı olarak gördüğünüz (sonucunu bildiğiniz) kumaşı yada ürünü istiyorsunuz.Ama işte ben,öyle bir top kumaş alıp,çalışmaktansa,farklı şeyler denemeyi seviyorum napayım:)
Aslında bir çoğunuz şanslıydı ki aynı kumaşları buldum ve diktim.Ama sezonluk olduğu için çabuk tükendi tabii:)Ve bu sebeple aynı kumaşı,aynı modeli isteyen birçok kişi bana ''keşke yaptığınız kişi o ürünü satsa!onu alırdım en azından."demişti .Gel zaman,git zaman istişareler sonucunda,düşününce;evet bu zamana kadar,2. el bir ürün almak,pek hoş bakılan bir durum değildi.Fakat o zamanlar her bir davet için, ayrı bir elbise de diktirmiyorduk:)Mağazalarda üstümüze ne uyarsa onu alıp,birkaç özel daveti geçiriyorduk.Şimdi bir davette giydiğimizi,başka bir yerde giyemiyoruz.Özellikle modelli yada abiye elbiselerde çok oluyor bu.Bir de hevesimizi alamadığımız için,o  kadar masraf edip,tek bir gün,belkide 2-3 saat için  giydiğimiz kıyafetler, sırf kıyamıyoruz diye dolapta eskimeye bırakılıyor.Bu durum herkes gibi benide bir çözüm noktasına ulaştırdı.Şu ara oldukça yaygın olan,dolap boşaltmaca satışlarından da haberiniz vardır.
Özel bir günü için,çok bütçe ayıramayan,elbiselerinden çabuk sıkılan,acil ihtiyacımı görsün diyen  yada dikim işleri için geç kalanlar için
  çok mantıklı ve faydalı buluyorum.Her iki tarafa da fayda sağlıyor yani:) 
Bende hem sizlerden gelen mesajlara,hemde çevremden gelen önerilere istinaden,nihayet hayata geçirdiğim  Seby's Garage Sale 'den bahsedicem.
Olay basit,Ben ürünleri koyuyorum,sizde beğenirseniz alıyorsunuz.Ama bunlar  1-2 kere giyilmiş yada alınıp hiç giyilmeyenler.Kendi ürünlerim yada başka markalar.Dışardan ürün alıp satmıyorum yani yanlış anlaşılmasın.Ayrıca  ben hala devam ediyorum özel dikimlerime:)

İlk olarak en çok beğenilen göz bebeklerim bu elbiselerden başlayabiliriz diye düşündüm.Bu ürünler şu anda kumaşları tükendiği için artık dikilemiyor malum.Sizinde aklınızın bir köşesinde kalmış ise kaçırmayın derim.Hemde düğünler,davetler mevsimi gelmişken.Elbette sadece bunlar yok:)Ara ara ekleyip sizlere duyuracağım.Birkaç önemli  detayı paylaşmak gerekirse;




Seby's Garage Sale 'de ürünler 2.el (en fazla 1-2 kere kullanılmış) veya sıfır ürünler olarak çok çok uygun fiyata satılmaktadır..
Ürünlerin hepsinin altında mutlaka açıklaması,varsa markası,ölçüleri vs yazmaktadır.
Ürünlerin hepsi kuru temizlemesi yapılmış, paketlenmiş olarak gönderilmektedir.
Fiyatlar en minimum seviyede tutulduğu için,pazarlık yapmaya çalışmassanız sevinirim:)
Ödeme sadece havale yöntemiyle alınmaktadır.
Kargo alıcıya aittir.
Ürün açıklamasında ölçüleri vs yazdığı için mutlaka dikkatli okuyunuz.Çünkü İadesi YOKTUR..!
Beğendiğiniz ürünü almak için; sebyfashion@gmail.com adresine mail atmanız gerekmektedir.
(Mailde size vereceğim IBAN numarasına havaleyi gönderdikten sonra, Ad-Soyad,Adres ve Tel bilgilerinizi göndermeyi unutmayınız.)

 Bu konuda satacağına,dağıt!diyenler de olacaktır elbet,ama herkesin yaptığı iyilik kendine arkadaşlar.Kimin ne iyilik yaptığını kimse bilemez.Bu farklı bir olaydır.Karıştırılmaması ümidiyle:)


Dilerseniz buradan ürünlere bakabilirsiniz.



Kalın Sağlıcakla
Serap Büyük Yılmazer





2 Nisan 2015 Perşembe

Otistik değilim..!Otizmi olan biriyim..!

2 nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü..! Şu videoyu izleyip en azından,etrafınızdaki otizmi olan bireylerin neler yaşadığını anlamanız ve nasıl yaklaşmanız gerektiğini algılayabilirsiniz...

Ben otizmli bir kardeşe sahip birisi olarak,toplumdaki yerlerini en iyi bilen ve yaşayan biriyim.Hayatınızın merkezinde yer alan ve sadece sevgi isteyen bir insanın,aslında size nasıl bir ödül olduğunu yaşadıkça anlıyorsunuz.Belki sizin etrafınızda yok,ama bu olmayacak anlamına gelmez..!O yüzden otobüslerde keyfe gelip bağırdıklarında bön bön bakmak yerine onlara sevginizi gösterin.Size sarılmak istediğinde,yemesinden korkacağınıza,elinizle sırtını sıvazlayın.Sokakta yada avm de ordan oraya konuşup,nasılsın abla?,nasılsın abi?dediğinde zahmet edip iyiyim.sen nasılsın? diyiverin.Onları farklı yaratıklar olarak görmeyin,emin olun onlar acıma duygusuyla olan bakışlarınızın farkındalar.Ve buna tepki göstermeleri çok normal.Aslında sadece insan olun..!Biz onlar kadar insan değiliz buna emin olun..!
Birde eğer sokakta başıboş dolaşan ve hareketlerinde gariplik olduğunu düşündüğünüz,sürekli size birşeyler anlatmaya çalışan,konuşma bozukluğu yaşayan,soru sorduğunuzda içindeki durumunun farkında olmayan  (çoğunlukla otizmli olan) birilerini gördüğünüzde,öyle bakıp geçmeyin.Evinden bir anda kaçmış olabilir.Ve bu durum otizmlilerde büyükdükçe sıkça yaşanabiilir.Üzerinde adını tanımlayabilecek birşeyler olabilir.Sorun yada bakın.Kimseye teslim etmeyin ve Allah rızası için Lütfen en yakın polis merkezine teslim edin...Biraz onları farkedin.Topluma kazandırıkça,aileleri de güven ve huzur içinde olacaktır...



 
 
Serap Büyük Yılmazer
 

26 Aralık 2014 Cuma

Dikiş Dikmeye Nereden-Nasıl Başlamalıyım?

Merhaba...Merhaba..Merhaba...

Size dolu dolu merhaba diyorum.Uzun zaman oldu evet ama sebepler...sebepler..sebepler...diyerek direk konuya geçiş yapıyorum arkadaşlar.Yazılarıma ve dikişlerime biraz ara vermiş olsam da,gelen mail ve mesajlar durmadı saolasınız:) Genelde gördüm ki, bir çoğunuz artık hazır giyimden neredeyse kopmuş!Diktiriyor yada özellikle kendisi dikmek istiyor.İşte bana gelen
 " DİKİŞE NEREDEN BAŞLAMALIYIM?" "SİZİN GİBİ NASIL DİKERİM?","SADECE KENDİME DİKSEM YETER:)" sorularına toplu cevabı bu yazımda bulabilirsiniz.Hadi başlayalım..
Öncelikle dikiş dikmeye karar verdim!Hadi hemen dikeyim mantığı olmuyor.Baştan belirtmek gerekki bu biraz istek,biraz yetenek ve fazlasıyla sabır işi.Gerçi benim karakterim gereği çok sabırsız biriyim.Hemen olmasını isterim yaptığım işlerin.Tez canlıyım:)Ama işte benimde aşırı istek ve çocukluktan gelen yeteneğim yetti.Siz diyorsanız ki,sabırlıyım!,çok da istekliyim! o zaman yetenek olmasa da oluyor yani:)

Evlendiğimde çalışma hayatından kopmuştum ve içimde kalan bir hobimi,dikiş dikmeyi öğrenmeye karar verdim."İSMEK" kursları yeni yeni yayılıyordu.Kayıdımı "GİYİM" bölümüne yaptırdım.Sonrasında 3 sene gittim.Daha ileri düzeylerine tabii.Stilistlik kursuna 1 dönem gittim.Modelistlik kursuna arada uğradım.:)Dikiş hocalarım saolsunlar o kadar iyiydiler ki,kalıp bilgisini konular içinde alıyorduk.Bu arada,talep üzerine dışarıya dikme olayları başlamıştı tabii. Ordan bu zamana arada başka kurslara da gittim.Böyle bakında ömrüm kurslarla geçmiş:)Ama kendime 2.bir meslek edindim.Şimdi benim böyle karışık işlerime bakmayın,ben biraz ne istediğime karar verebilen biri değildim.Heryere atladım.Yönlendiren kimse yoktu.Bu kadar popüler de değildi tabii.Sizlere şimdi yazacağım bilgilerden ne istediğinize karar verin ve o alanda ilerleyin derim..

Normalde bir tasarımı ortaya çıkarmanın aşamaları vardır.Bunlar;

1-STİLİSTLİK (Çizim aşaması)
2-MODELİSTLİK (Kalıp aşaması)
3-DİKİŞ (dikim aşaması)
4-Giyim aşaması:)) (en sevilen aşama)
Peki içerikleri neymiş,yani bunları öğrendiğimde neler yapabilirim? diyorsanız şöyle;

1-STİLİSTLİK:
Tekstil Giyim piyasasında fark yaratacak şekilde, temel giyim ihtiyacı olan ürünlerde müşterinin beğenisine hitap edecek yeni ürünlerin tasarımını yapan kişiye stilist, yapılan işe stilistlik denir.
Mesleğinde başarılı olan stilistler, toplum tarafından "moda akımlarına yön veren" anlamında Moda Tasarımcısı olarak lanse edilebilirler.




Yani kafanızda bir tasarım var,bunu resime dökme işlemi de diyebiliriz. Birçok kişi resimim iyi değil,Cin Ali bile zor çizerim dese bile,stilistlik normal resimden farklıdır.Elbette yeteneğiniz olsa süper olur fakat genelde belli kurallar ve şablonlar üzerinden çizim yaparsınız.Sonrası hayal gücünüze kalmış.Burdaki en büyük yanılgı şu!
Her resmi çizilen şeyin, bire bir aynısı dikilemez! Benim şahsi fikrim,stilistin hem kalıp hemde dikiş bilgisinin olmasıdır.Çünkü çizdiğiniz modelin dikimde nasıl durabileceğini,yada uyup uymadığını anlamanız gerekli bence.Öyle aykırı çizimlerin sonu bazen hüsran olabilir...


2-MODELİSTLİK:
Genel anlatımla, stilist tarafından modeli belirlemiş olan bir giysinin, seri üretim için kalıbını çizmek, kalıbını hazırlamak ve seri yapmak demektir.


En basit örnek,yukarıdaki etek kalıbı.Bu en temel kalıptır ve dikiş yada modelistlik kursunda ilk çıkarılan kalıp.Stilist çizimi yaptı ve modelist'e dediki; bana bu ürünün kalıbını çıkar.! Modelist,beden ölçülerine göre 36-38...vs yada kendi özel ölçülerinde çizilen ürünün kalıbını,belirli yöntemlerle çizer.İşte bu aşamada kurslarda kalıp çıkarma işlemi öğretilir.Bir kere mantığı anladınız mı gerisi kolay..Fakat ben etek kalıbı çıkardım,artık bütün kalıpları çıkartırım diyemezsiniz.Çünkü hepsinin çizim şekli farklıdır.Çok fazla pratik yapmalısınız.

Bir diğer örnek ise,ben kalıp çıkaramam,modelistlik bana zor gelir derseniz.İşte dünyada bence tek olan BURDA dergisinden faydalanabilirsiniz.Her ay yeni bir sayı ile bir çok modelin kalıbını sizin için çizmişler ve size kalan sadece kalıbı kağıda aktarıp,kumaşın üzerine yerleştirmek.
Birde yeni türeyen bir dergi crezion dergisi var tabii.Burada crazion dergisinden kalıp çıkarmak ve Kalıbı kumaşa yerleştirmenin nasıl olduğunu anlatan videolar çekmiştim.(mavilerin üzerine basınca yeni sayfada görebilirsiniz).Her ne kadar crezion dergisi olsada,Burda dergisinde de aynı mantık.Yakında onunla ilgili de video hazırlayacağım inşallah.

             (Yukarıdaki resim burda dergisinden bir örnektir.)                      
                                     
Evet..Çizimi yaptık,kalıbı hazırladık ve en önemli kısıma geldik.

3-DİKİŞ:

En önemli diyorum ama ,özellikle kalıp ile dikiş birbiriyle çok bağlantılı arkadaşlar.Kalıbı düzgün olmayan birşeyi dikerken o kadar zorlanırsınız ki,soğursunuz.Ama dikimi güzel olmayan birşeyinde kalıbı ne kadar iyi olursa olsun modeli kötü görünür.

Aslında direk dikişle işe başlarsanız,diğer aşamaları az çok yapmış oluyorsunuz.Bu anlamda dikiş dikerken mantığı çok iyi kavradığınız için;diğer bölümlere çok daha kolay adapte olursunuz.

Dikiş kurslarında ilk olarak; teğel örnekleri çalıştırılır ve elinizin alışması sağlanır.Sonra düz makina dikiş örnekleri,sonra küçük numune modeller,fermuar dikişleri vs..
Yaklaşık 1 ay sonra,ilk kalıp çalışmanız,yırtmaçlı düz etek kalıbı olacaktır.Kalıp çıktıktan sonra 2 aşama var...

Birincisi "KESİM" aşaması.Yani kalıbı kumaşa yerleştirme ve kesim işlemi..


İkincisi ile parçaları birleştirip "DİKİM" aşaması.Makinanın dikim özellikleri,kumaşın modele uygunluğu ve hatta makinaya uygunluğu vs..vs..Bunların hepsini zamanla öğrenmeniz mümkün.


Zaten kalıp olayından sonra dikmek en zevkli kısmı:)Tabiki ilk defa dikenler kaydırma yapıcak,yanlış dikecek,kumaşı hatta tüm parça ziyan olacak...Baştan söküp,dikecek.İşte püf noktası bu.!Yanlış yeri sökmekten üşenmeyin,sökün dikin!.Zorladığınız yerde tekrar aynı modelden çalışın.2.cide daha kolay yaparsınız.3-4-5 derken artık model üzerinde değişiklik yapmaya başlar ve bir modelden bir sürü model çıkartırsınız.


Dikim işlemleri  ile ilgili  daha detaylı yazıları "DİKTİKLERİM" bölümünde bulabilirsiniz.


Veee..Dediğim gibi en zevkli kısım "GİYİM" aşamasına geldik.İlk yaptığınız ürünler, daha sonra iyice öğrendiğinizde size çok kötü gelecek emin olun.!Ama onlarda yaşadığınız acemilik,sabır diğerlerinde olmayacak!O yüzden onları sakın atmayın:) Ben saklıyorum hala:)Kendi ürettiğiniz birşeyi giymek gerçekten çok farklı bir duygu..

İşte aşamaları tek tek inceledik.Artık bundan sonrası, hangisine ilginiz varsa onu tercih etmenize kalmış.Ben yıllardır 3'ünü bir arada okuyabileceğim bir yer aradım ama yok:)O yüzden tek tek öğrendim.Sana göre hangisi derseniz? "DİKİŞ"derim.Önce 1 sene dikişe gidin,hatta aynı sene içinde gidebiliyorsanız DİKİŞ+MODELİSTLİK kursu yapın.En son Stilistlik derim..Dikiş+modelistlik sizi oldukça geliştirecektir.

En önemlisi yaptığınız işin hakkını verin..!

                                                                   Kalın Sağlıcakla:)
                                                               Serap Büyük Yılmazer




5 Eylül 2014 Cuma

Merhaba,


Arkadaşlar blogumun 7.yılına özel ,instagramda şimdi 
ÇEKİLİŞ ZAMANI.!
Yapmanız gerekenler;
1- Beni @srpbykylmzr takip etmek
2- #sebyfashion tag ve @srpbykylmzr etiketiyle profilinizde (herkese açık olması gerek,yoksa göremem) paylaşmak.
3-Çekiliş fotoğrafının altına "katıldım" diye yorum bırakmak.
✔️Çekilişe katılmak için son gün 11 eylül perşembe günü saat 19:00 
‼️ Çekiliş süresince fotoğraf profilinizde kalmalıdır✅
Çekiliş sonunda kazanan kişiye özel dikim,süpriz renk➡️ KLOŞ ETEK ⬅️hediye edilecektir.
Herkese bol şans☺️ 
Çekilişe sadece instagramdan katılabilirsiniz.





10 Temmuz 2014 Perşembe

Seby Fashion Dikiş Okulu-Elbise kalıbının kumaşa yerleştirilmesi ve kesilmesi

Merhaba arkadaşlar;
"Seby Fashion Dikiş Okulu" kapsamında;

 elbise kalıbı çıkarma

 " BU YAZIMDA" da paylaştığım kalıp çıkarma işleminden sonra sıra son işlem olan, kalıbın kumaşa yerleştirilmesi ve kesim işlemine geldi.Aşağıdaki videoda detaylı olarak izleyebilirsiniz.Haydi bakalım elbiseyi diken kişilerden resimleri mail atmasını bekliyorum.Kolay Gelsin.


                Seby Fashion Dikiş Okulu-Elbise kalıbının kumaşa yerleştirilmesi ve kesimi (videolu anlatım)

                          

                                                                           Kalın Sağlıcakla:)
                                                                      Serap Büyük Yılmazer



30 Haziran 2014 Pazartesi

Elbise Kalıbı Nasıl Çıkartılır?Seby Fashion "Dikiş Okulu"

Merhaba Arkadaşlar,
Öncelikle hepimiz için, mübarek ramazan ayımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.Geçenlerde instagram hesabımda paylaştığım bir projemden bahsetmek istiyorum.Gelen mail ve mesajları göz önüne alarak "DİKİŞ OKULU" bölümü oluşturmuş bulunmaktayım.Bu bölümde ayda 1 yada 2 ürünü kalıp çıkarma aşamasından,dikimine kadar birlikte yapıcaz inşallah.Ben dergiden bir model belirleyip sizinle paylaşıcam ve hazırlık aşamalarını sizlere bildiricem.Sizlerde bu süre zarfında hazırlıklarınızı yapıcaksınız.Anlık video ve resimli anlatımlarla birlikte dikeceğiz.
İlk proje;


bu elbise oldu.Yaz için hem rahat,hem kullanışlı bir model.Birkaç gün önce instagram hesabımdan gerekli malzemeleri verdim ve bugünde kalıbını videolu olarak anlattım.Eğer kaçırdıysanız sizde aşağıaki videodan kalıp çıkarma aşamalarını izleyip,dikim aşamasına yetişebilirsiniz:)



Dilerseniz anlık bilgilere ;instagram hesabımdan ,facebook sayfamdan ulaşabilirsiniz.Takipte kalın:)
Kalın Sağlıcakla
Sevgiler
Serap Büyük Yılmazer

15 Mayıs 2014 Perşembe

Sadece İçimden geldi..!




Nasıl başlanır bilemedim ama kendimi bu yazıyı yazmaktan da geri alamadım.Belki içimi dökmek ve bir nebze olsun rahatmak,belki de bir çok şeye olan birikmişliğimi kusmak…Ne derseniz deyin,ben sadece içimden geleni yazmak ve ileride bu dünya’nın rehavetine kapıldığımda tekrar tekrar okumak için yazıyorum.

Dün haber bültenlerine bir haber düştü.Öğrendiğim saati tam hatırlamasam da 13:15 sıralarında dendi.İlk başta bende eminim birçok kişi olayın bu denli acı verici yönünü farketmemiştim.Yine bir maden olayı deyip,öylesine bir bakmıştım.Zaten sürekli göz attığım sosyal medyada da pek bir şey yoktu..Belkide ondan bu kadar büyütmedim.İnstagramda birkaç kişide gördüm bende acıyı yaşamak ve hatırlatmak için mi bilmem bir fotoğraf paylaştım.Ama bu sabah uyandığımda tüm kanallarda o rakamları gördüğümde gerçekten  uyandım..!Bu uyanış öyle bir uyanış değildi.Tek tek bütün kanalları dolaştım.Belki 15-20 dakika tüm kanallarda kaldım.Sonuç  ikiyüz küsür  ölü..bilmem kaç yaralı..

İlk haberden itibaren içimden bir şey koptu resmen.Her haberde gözyaşlarımı tutamadım.Toprağın altında ümitsizce bekleyenleri,bekleyipte ölenleri düşündüm durdum.Çok dua ettim.Evet rabbim bu sebebi layık görmüştü bu masum kullara ve ölümü bu şekilde uygun bulmuştu.Onlara şehadet şerbetini nasip etmişti.İrkildim ..!Yine insanoğlu gafletiyle,ne alakaysa şöyle bir kendime geliyim dedim.Belkide, (acı ama gerçek) hayat devam ediyor moduna girip,yine bir gafletle telefonuma baktım.İnstagram,facebook heryer,herşey karanlık olmuş…Resmi olarak da milli yas ilan edilmiş…İçim daraldı.Ben burda,koca odamda daralırken,onlar bir karış toprak altında nasıl rahat kalırlar diye düşündüm  daha çok ağladım ve dua ettim.Sonra….

Sonra ne mi yaptım.?Yemek yedim,çamaşır yıkadım,ütü yaptım, ve yine telefona baktım.Evet arkadaşlar  insanoğlunun belki en kötü yönü gibi görünen,ama rabbimin verdiği belkide en büyük lütuf olan kimliğine büründüm.’’Acıya alışmak ‘’veya ‘’hayat devam ediyor” moduna…Hepimiz yapmıyormuyuz bunu.?.Acı kendi ailemizden olmadığında:(Bende bu gerçekle yüzleştim zaten.

Nitekim gördüm ki,tüm kanallarda programlar ilk başta,gözyaşı içinde “acımız büyük”diye başlarken,dünyanın sonu geldi modundayken ,ne hikmetse ilerleyen dakikalarda yemek yapmaya,cinayet çözmeye,kayıpları aramaya,uzman görüşleri almaya hatta bitki kürleri hazırlamaya devam etti.Sonuç neydi? Acı ama gerçek Sonuç..!Hepimiz için ”Hayat devam ediyordu”...

Evet ediyordu.Hepimiz nefes alıyorduk çok şükür,öyleki artık  nasılsa ümitler tükendi,acıyı bırakıp fitne sokmaya başlayabilirdik.Öylede oldu.

İnstagramdaki yorumları genelde okumam ama ,dedim ya  insanız.!Bakmaktan kendimizi alamıyoruz ne hikmetse..Ne önemi varsa? okuyasım geldi işte..!

Birisi satış yaptığı hesabına bir ürününü koymuş,altına yorum yazılmış.’’böyle bir günde bu olmadı’’
öbürü demiş;”hayat devam ediyor”.
Öbür;”bu renk bu güne olmadı,acıyadamı saygınız yok!’’
diğeri ;”acının ,yasın rengimi olur,acın varsa instagramda ne işin var geziniyorsun?bizde yaşıyoruz dualarımız onlarla” diyor..
öbürü ;lcd tv den haberlerini izliyoruz,yok bir maaşın kadar olan telefondan paylaşımını yapıyoruz,sen ise bizim için bir avuç kömür çıkarırken ölüyorsu!’ bu nasıl adalet..!”
öbürü; hala sayfasını tanıtma derdinde yorumların arasına ‘’sayfama beklerim’’ diyor,
birisi,”seni vicdansız yere batsın sayfan, burda bile sayfanımı düşünüyorsun?” diyor
diğeri ;daha afillli bir resim paylaşınca “size yakışan buydu !”deniliyor,
birileri ;yas var diye programlarını iptal ediyor,
birisi, hala” bugünde böyleydim” diye stilini resmediyor,
milletvekilinin biri çıkıp,alakasız yere” hükümet istifa!” diyor,birilerini suçlayarak kendini temizliyor,
öğrenciler, ortalığı yıkarak,birbirine girerek “madencilerin yanındayız”diyor
birileri yine  rant peşinde bu olaydan bile kendilerine prim sağlamayı başarıyor. ve ne yazık ki
birisi de, iki gün sonra bu dediklerinizi hatırlarsınız umarım diyor..

Herkes birbirinden daha üstün,herkes birbirinin akıl hocası ya,birbirinin canını acıtıyor.Hatırlarmıyız peki?

Hatırlamayız kardeşim.!Emin olun..!Bu ülke o kadar acılar yaşadı,hepsinde unutturmayacağız denildi.Hangisini hatırlayıp ağlıyorsunuz?1999 depreminde onlarca can gitti,birlik olundu,bu acı unutulmaz denildi.Şimdi o anki acıyı hissedebiliyormusunuz?Hayır..!1992 de Zonguldak da aynı acı yaşandı.Allah aşkına kaç kişi oturup buna üzülüyor?Onlarca şehit verildi.Ben net hatırlıyorum,gözlerim şişmişti ağlamaktan o zamanlar,şimdi tarihini bile hatırlamıyorum.Hadi bunları geçtim,canımdan can gitti,gözümün nuru,babamı kaybettim aniden 6 sene önce,o zamanlar  acımddan hiçbirşeyi görmezken,şimdi babacığımın yüzünü bile zor hatırlar hale geldim.
Evet acı ama gerçek de bu.İnsanoğlu acısını o an yaşar ve biter.!”Ateş düştüğü yeri yakar!” ama o da geçer.Bizler o kadar nankör varlıklarız ki,her olayda kendimizi aklayacak bir şey buluyoruz.Sosyal medyayı o kadar güzel karıştırıyor ve işimize geleni o kadar güzel yayınlıyoruz ki,önünü arkasını düşünmüyoruz.Çünkü ona inanmak istiyoruz.Belkide kendimizi suçlamak yerine başkalarını suçlamak işimize geliyor.Karşıt görüşlü olduğumuz herşeyi  nefretle,yanında olduklarımızı bir iki afilli sözle paylaşıyoruz.Çünkü biz duyarlı vatandaşız ya..Hani eksik kalmayalım diyoruz.Acıtasyonu çok seviyoruz.Kendimide dahil ediyorum.Canımı yaktığını bile bile,gözyaşları içinde acılı bir müzik eşliğinde,en dokunaklı fotoğraflardan hazırlanan haberleri izlemekten kendimi alamıyorum.Belkide daha fazla gözyaşı akıtınca,onların acılarına ortak oluyormuşum diye hissediyorum.Ya sonra?

Ne mi oluyor? Olan şu kardeşim.O yaşlar bir ertesi güne kalmıyor.O sözler,o fotoğraflar bir ertesi gün daha normalleşiyor.Neden mi?Çünkü alışıyoruz.toplum olarak acılara çok çabuk alışıyoruz.Kendimizi kandırmanın anlamı yok.Bizler malesef böyleyiz.Herkes kendini temiz görüyor.Kimse kötü düşünmüyor.Herkes iyilik timsali olmuş ya.Bende öyle olduğumu düşünüyorum elbette.!


Neye üzülüyorum şu an biliyormusunuz?1-2 günlük hırsla yazılan o kendini bilmez sözlere,
Acının en taze gününde ülkesinde yaşanan olaylara hiç aldırış etmezmiş gibi resim paylaşana da
Bu resmi paylaşan kişilere verilen tepkilere de üzülüyorum.

Be kardeşim nasıl bir ortamdayız ki,
Sen o insana akıl verme hakkını bulabiliyorsun kendinde,bir kardeşine bu kadar üzülürken diğer kardeşini bu kadar acımasızca vuruyorsun,üstelik kendin akıldan bi haberken..!

Be kardeşim! sen nasıl bir kafadasın ki,bir kardeşin acı çekerken,üstelik ülkende yas ilan edilecek duruma gelmişken, rahatlıkla bugün şu ürünüm şu fiyat diye paylaşım yapabiliyorsun?

Be kardeşim!Bir yanda sedye kirlenmesin diye çizmesini çıkarmak isteyen yaralı işçi,diğer yanda o işçinin hakkını savunduğunu iddia eden malum kişiler,her fırsatta nasıl kendinize pay çıkarabiliyorsunuz?

Nasıl bir kafayı yaşıyoruz inanın çözemiyorum.Neye, ne için üzülmeli bilemiyorum.Bu kadar duyarsız olunması da acıtıyor,aslında olmadığı bir duyarlılık içinde,kendilerini çok duyarlıymış gibi  gösteren sahte yüzlerde.!

Kimseyi yargılamak haddim değil.Belki çok afilli laflar kullanıp anlatamadım derdimi.İçimdekilerin çoğunu kelimeye dökmek bile zor.Belki çoğunuz yanlış anladı,yada anlamak istediği gibi anladı beni.Evet bende iki gün sonra  herkes gibi unutucam bu olayı.Bende paylaşıcam resimlerimi ardı ardına.Evet şu an bile arada,sosyal ağlara bakıcam haberler varmı diye..!Haber bültenleri de canlı yayını kesicekler.Eğlence programları devam edecek.Rutine döneceğiz..Ama şimdi değil.En azından ben dinimizce bile uygun görülen 3 gün yastayım..!Belki layıkıyla yapamıcam. ama babasını kaybetmiş bir kızın, neler yaşayabileceğini bildiğim için yastayım.Kocasını kaybetmiş bir kadının duyduğu acıyı gördüğüm için yastayım.
Hepimizin yaptığı birilerini suçlamak,ona buna laf atmak,ülkeyi karıştırmak..çünkü bunlar daha kolay.Bende inadına birlik olmak ve sadece bol dua etmeyi diliyorum.Ve saygı diliyorum,en azından ölülelere saygı..!

ve biliyorum bu yazıyı okuyanların bir çoğu,” reklam kokan hareketler bunlar” diyicek..!”Acın varsa sosyal ağda işin ne?” diyip sıyrılacak.Aç ,bir kuran oku! daha fazla faydan olur diyecek..Arkasından birileri lafa atlayıp,herkes başımıza imam kesildi diyecek..vs vs..gerisi aynı klişe laflar işte...

İşte söylediğim tamda bu arkadaşım,aynı sözler sizin içinde geçerli…Önünüzü arkanızı düşünmeden konuşmayın.Yapmadığınız yada yapamıyacağınız sözlerle acıtasyon yapmayın artık.

"Ne öyle tüm hayatınız boyunca bu acıyı yaşayacakmış gibi davranın,ne de hiç yaşamamış gibi…"


"Allah rahmet eylesin"


SERAP  BÜYÜK YILMAZER



13 Mayıs 2014 Salı

Elbiseler çiçek açtı:) Flower elbise

Merhaba Arkadaşlar,
Uzun aralar veriyorum ama pek bi isteksizim bu aralar nedense...İnanın yazı yazmak,hatta sayfamda fotoğraf paylaşmak bile zor geliyor.Sanırım bahar yorgunluğu denen illete bende yakalandım:) Açıkcası sanırım sıkıldım biraz bu işlerden.Belkide sıktılar bilemiyorum.Başka alanlara yönelesim var sonum hayır olsun.Belki öğreticilik flan daha iyi olur.Yani araştırıyorum,şöyle halk eğitimlerde yada mesleki kurslarda öğretmenlik yaparım fırsat çıkarsa.Güzel olur yahu:)Sizinde bilginiz varsa bu işlerden banada akıl verin olur mu?


Neyse arada ses verip kendimi hatırlatıyorum işte size.Resimlerdeki elbise,  burada da  iki etek dikip yolladığım Almanya'daki müşterime ait.Kendisi çiçek desenlerini çok seviyor.Bende dikiyorum.Saolsun herşeyi bana bırakıyor bende nacizane kumaşı beğenip,model çıkarıp,dikip gönderiyorum.



Tabii Almanya'ya gitmesi uzun olduğu için,resimler için modelim ablam oluyor:)


İnşallah kendisine de çok yakışır ve resimlerini görürüz.


Gördüğünüz gibi elbisede çok birşey yok.Çiçek desenli olduğu için model yerine kumaşı konuşturmak en iyisi diye düşündüm.


Kollarda ve bel kısmında hafif büzgüler yaptım.Müşterimin isteği üzerine kol ve etek boyunu biraz kısa tuttum.


Renk olsun diye ,resim çekerken beline yeşil bir kurdeladan kemer taktım ama normalde ister kemersiz,isterseniz ince bir kemerle de kullanılabilir.


Elbisenin kumaşı,hafif esnek orta kalınlıkta bir kumaştı.Malum yurtdışına çalışınca prova olmuyor.Ölçülere göre diksemde, olurki potluk olur diye ,bu kumaşlardan tercih ediyorum.Bu tarz kumaşlarda potluk minumuma iniyor.Bende daha güzel bir sonuç çıkması için uğraşıyorum.





Yapmak isteyenler olursa ortalama 3-3.5 metre kumaş gidiyor.Kumaş kalın olduğu için astar gerekli değil,ama ben etek kısmına astar uyguladım.Üst kısmına uygulamadım.Adınıda 
FLOWER ELBİSE koydum:)İşte bu şekilde arkadaşlar.


Kalın sağlıcakla
Sevgiler
Serap Büyük Yılmazer




Bunlarda ilginizi çekebilir..!Bi bakın bakalım:))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...